Sündüs Arslan Akça sordu
“Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.”
Bestami Yazgan

Türkiye’de tanınan ve okunan bir yazarsınız. Kısa da olsa okurlarımıza kendinizi tanıtabilir misiniz?
1957 yılında Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde doğdum. İlköğrenimimi Toprakkale’de, orta ve lise öğrenimimi Osmaniye İmam Hatip Lisesinde tamamladım. 1978 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldum. Osmaniye’de on yedi yıl yayınlanan Güneysu Kültür Sanat ve Edebiyat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptım. Halen Özel Bahçelievler İhlas Kolejinde edebiyat öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

Hem âcizane kendim hem de okurlarımız için edebiyat yaşamı başarılarla dolu Bestami Yazgan’ın bu yolculuğa nasıl çıktığını öğrenebilir miyiz?
Edebiyat öğretmeni olmam sebebiyle zaten edebiyatla iç içeydim. Hoşuma giden şiirleri ezberlerdim. Edebiyat dergilerini takip ederdim. 1985 yılında Osmaniye’de rahmetli şair A. Neşet Dinçer’le tanıştım. Beni yazmaya teşvik etti. Böylece yazarlığa hızlı bir giriş yapmış oldum.
Bir şaire elbette ki şiire ve şaire bakışı sorulur. Ülkemizde şiirin bulunduğu yer nedir? Şiire ve şiir kitaplarına gösterilen rağbet yeterli midir?
Yazar ve şairler genel olarak eserlerine gösterilen ilgisizlikten şikâyet ederler. Bardağın dolu tarafından baktığım için okuyucularımdan memnunum. Allah onlardan razı olsun. Seksen eserim var, bunlardan on beş tanesi şiir kitabı. Bu eserler, yedinci baskıyı yapmaya başladı. Yani şiir okunmuyor, diyorsak biraz da kendimize bakmalıyız…
Gülşen eder de çölleri
Mekân tutar gönülleri.
Yunus Emre bülbülleri
Şakır sevgiyle sevgiyle.
Bir gül çağında uyandık,
Vefâlı dosta dayandık,
Aşkın rengine boyandık,
Şükür sevgiyle sevgiyle…
Bestami Yazgan
Sizin bu şiirlerinizi okurken içimden size ‘’21. yüzyılın Yunus’u’’ demek geliyor. Şiirlerinizde işlediğiniz konular ve akıcı lirik üslubunuz haliyle hatırlatıyor Yunus’u… Siz ne düşünüyorsunuz? Yunus Emre’ye benzetilmek nasıl bir duygu?

Günümüzde milli değerlere duyarlı, tarihinin, geleneklerinin, memleketinin ve insanının güzelliklerini, kıvancını, tasasını yürekten yaşayan ve bunu mısralarında yansıtan Bestami Yazgan, bize eserlerinden bahsedebilir mi? Bugüne kadar kaç kitabınız çıktı?
Seksen tane eserim yayınlandı. Bu eserlerden dört tanesi büyüklere yönelik, diğerleri sevgi çiçeğimiz olan çocuklarla ilgili. Sorunuzda bahsettiğiniz gibi eserlerimde millî ve manevî değerleri öne çıkarıyorum. Eserlerimin bir sadaka-i cariye olmasını istiyorum. Fıtrat olarak iyi ve güzel olan çocuklarımızın bu yönlerini çoğaltmaya gayret ediyorum.
Günümüzde sosyal medya aracılığıyla birçok şiir yazan görüyoruz. Her şiir yazana ‘’şair‘’ demek istemiyorum. Çünkü şiir uzun soluklu bir yolculuktur. Emek, zahmet ve zamanla olgunlaşır. Sizin, şiir yazanlar hakkındaki düşüncelerinizi almak isterim hocam. Şair adaylarına neler önerirsiniz?
İnsanların dünyevileştiği bir dönemde şiirle ilgilenenlere saygı duyuyorum. Şairim, diyenlerin de şiire saygı duymasını, emek vermesini arzularım. Şiir, kuyumcu titizliği isteyen ince bir iştir. Kelimeleri dantel gibi işlemek gerekir. Ayrıca şiir, yazarak öğrenilir. Usta-çırak ilişkisinin de faydalı olduğunu söyleyebilirim. Bu konuya ilgi duyan gençlere başarılar dilerim.
Sizi çocuk öyküleri ve şiirlerinde de çok başarılı bir çizgide görüyoruz. Birçok ödüle layık görüldünüz. Kısaca ‘’Neden çocuk ?’’diyorum. Sizi bu dala iten neydi?

Çeşitli illerde okuyucuları ile buluşan Bestami Yazgan, hem Anadolu'ya hem de çocuk kalbine yolculuk ediyor. Bize bu buluşmalarınızdan bahsetmek ister misiniz?
Biz, Anadolu’da yetişip 2000 yılında İstanbul’a geldik. Bazı yazarlar Anadolu’ya “taşra” diyor. Ben de oraya borcumu ödemeye gidiyorum. Herhangi bir çocuğun gönlünde okuma ve yazma ateşini yakabilirsem ne mutlu bana. Ayrıca ülkenin her şehrinde çocukları gördükçe ruhumun renklendiğini hissediyorum.
Aynı zamanda edebiyat öğretmenisiniz. Biz eğitimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?
Öğrencilerimize yazmaları ve okumaları konusunda örnek olmalıyız. İyi bir öğretmen, bir öğrencinin dünyada karşılaşacağı en güzel şanstır.
Son olarak geleceğimizin teminatı minik okuyucularınıza ve de gençlerimize neler söylemek istersiniz?
Bir Çiçektir Öğrenciler
Bilgi bahçesinin gülü,
Bir çiçektir öğrenciler.
Gönülleri sevgi dolu,
Bir çiçektir öğrenciler.
Öğretmenin eli, kolu,
Kimi kızı, kimi oğlu.
Okuluna candan bağlı,
Bir çiçektir öğrenciler.
Sıra sıra ve peş peşe
Kalbe dolan bin bir neşe.
Kimi Ali, kimi Ayşe,
Bir çiçektir öğrenciler.
“Gözler yıldız, dilleri bal”,
Al bayrakta beyaz hilal;
Okul ağaç, öğretmen dal,
Bir çiçektir öğrenciler.
Onlar benim varım yoğum,
Onlar benim azım çoğum,
Onlar benim tomurcuğum,
Bir çiçektir öğrenciler.
Türkçenin gül hecesinde,
Şanlı yurdun yücesinde,
Anadolu bahçesinde,
Bir çiçektir öğrenciler.
Yüce Mevlâ’dan niyazım odur ki: Yuvalarımızdaki sevgi çiçekleri, okullarımızdaki bilgi çiçekleri hiç solmasınlar. Burcu burcu kokmaya, rengârenk açmaya devam etsinler…
Bu güzel söyleşi için teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını ve daha önemlisi sağlık diliyorum.
Ben de gayretlerinizden dolayı teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.