Müştehir Karakaya

Suskunluk Bir Adamın Kendi Tenini Giymesidir

MÜŞTEHİR KARAKAYA Suskunluk Bir Adamın Kendi Tenini Giymesidir   sus benimle yürüyen hüzün tenimi yakan siyah, yaz sıcağı istanbul’daysam ve bir çay bahçesindeysem masamda demli bir çay da varsa mutlaka siyah saçlı bir dilber dikizliyordur yanındaki …

Devamı...

Suskun Bu Gece Ay

MÜŞTEHİR KARAKAYA Suskun Bu Gece Ay   I ay suskundu bu gece ayıpladığım bir cimrilik bu de kara bir bulut gözyaşı dökmede inceden ince bu darlık ne ayıp ne de bilmece bir leylî sitemin öksürüğünde mevsim …

Devamı...

Kırgınlık Kapısı

MÜŞTEHİR KARAKAYA Kırgınlık Kapısı   bağışlayınız sevgili zühre yıldızı bir üçüncü yüzüm ibresini şaşırmış bozuk bir saat vakti yudumlayamaz her fani gibi şaşırdığın uykusuzluk ölüm saati değil yorulup düşerse bu kızgınlığın sinsi silahlı bir kabahatin yakıp …

Devamı...

İsyan Kapısı

MÜŞTEHİR KARAKAYA İsyan Kapısı   -önceden-   üç beş ömür onbeş ömür lulu kraliçenin tacına denk güneşin su içirmesi ay’a ve sarması kollarıyla ömrün ömürle biçilmesine denk düşer ayın hastalanması lulu güneşin ölmesi   bu kadar elemi taşımasıdır isyan kraliçenin ağlamasıdır kralın bozuk lisaniyla ömrün geçilmesidir lulu kralın tahtından taş kokan soğuk revaklar   isyan …

Devamı...