SELAHATTİN YILDIZ

Taşları Yontmak

SELAHATTİN YILDIZ Taşları Yontmak   “Yürümeye devam et yol insanı terbiye eder”   Kafamda bir tuhaflık. İçindeki labirentte fareler geziniyor hiç susmayan seslerle. Bazen de taşların birbirine vurduğu gibi sesler geliyor. Şimdi nasıl söylesem bilmiyorum. Ama …

Devamı...

Hüzün ve Tebessümle

SELAHATTİN YILDIZ Hüzün ve Tebessümle   Hastane bahçesinde piknik sandalyesinde öylece oturuyorum. Çimlerin çoğu yeşil azı sararmış. Sol elimde sigara, içimde hafif bir dünya ağrısı ve önümde çimlerin üzerinde hayalen uçuşan sarı siyah kelebekler…   Nedense …

Devamı...

Eylül Sarısı

SELAHATTİN YILDIZ Eylül Sarısı   Mevsimler kur yapıp birbirini mecalsiz takip ederken kendine özgü rengiyle devrimle geliyor Eylül. Yer, gök ve insanın kuytu tünellerine binlerce yıllık hazin’esiyle usulca sızıyor.   Eylül ayrılıkların ayı der hep eskiler. …

Devamı...

Gramofon Yutmuş Çocuklar

SELAHATTİN YILDIZ Gramofon Yutmuş Çocuklar   Deklanşörler Ortadoğu’dayken mega piksel ölçülerinin bir önemi kalmıyor. Bütün resimler ikinci dünya savaşı gibi. Kız çocuklarının hayat arayan gözleri savaş muhabirlerinin karesinde. Dumanlar yükseliyor kıvırcık saçlarının içinden. Hayır burası panayır …

Devamı...

Mona Lisa’nın Gizemli Bakışları

SELAHATTİN YILDIZ Mona Lisa’nın Gizemli Bakışları   Leonardo Da Vinci 1502 yılında Floransa'ya gelir. Francesko adında zengin bir adam kendisinden karısı Lisa del Giocondo’yı resmetmesini rica eder. Leonardo, Francesko'ya ne kadar duman o kadar randıman diyerek …

Devamı...

Gaz Lambası Fitilinde Duvar ve Tavan Tiyatrosu

SELAHATTİN YILDIZ Gaz Lambası Fitilinde Duvar ve Tavan Tiyatrosu   Gaz lambasının ışığı duvarda masalsı şekiller oluşturup kayboluyordu. Her biri farklı canlılara bürünüp lambanın ateşinin oynamasıyla şekil değiştirmeye devam ederdi. Çocukluğumun akşamları hep böyleydi. Mini bir …

Devamı...

Çığlık ve Edvard Munch

SELAHATTİN YILDIZ Çığlık ve Edvard Munch   Bir anlık normal giden şeylerin inkıtaya uğramasıyla, karşımıza çıkan olağanüstülüğün bizi anlık vuruşu ve yaşanılmamış bir duygunun itişiyle, bütün organlarımızla haykırmanın adıdır çığlık.   Ama Edward Munch’ın çığlığı öyle …

Devamı...

Hal-i Pürmelâlimiz

SELAHATTİN YILDIZ Hal-i Pürmelâlimiz   Öyle güzel cümleler kurmak istiyorum ki, düşük olan tüm cümleleri mat edip, fizik ve matematiğin kimyasını bozup, kalbin erişilmez coğrafyasına sürgün olmak istiyorum.   Öyle güzel sözler söylemek istiyorum ki, yarasaların …

Devamı...

Bu Gidiş Nereye

SELAHATTİN YILDIZ Bu Gidiş Nereye   Saplanıp kalıyoruz hayatın içine. Karmakarışık hayaller peşinde koşarken yanımızdan geçen yoksunlukları göremiyoruz. Varsa yoksa daha fazlasına sahip olma arzusuyla koşturuyoruz girdabın içinde.   Bizi kim kurtarır bu hengâmeden. Bize bizim …

Devamı...