Beylerbeyi Günlükleri'ne
Nurettin Durman
Sanat Serüvenini Anlattı




Durman, dükkânı kapattığı 2011'den bu yana, emeklilik günlerini yaşadığını ve dost meclislerinde bulunduğunu söyledi.
Durman, okumayı çok sevdiğini fakat üvey annesi nedeniyle evden kaçtığı için okuyamadığını aktardı:

"Gelenlerin çoğu tıraş için değil sohbet için geliyorlardı"





"Cahit Zarifoğlu ruhaniyetiyle insanları birleştirmeye devam ediyor"
Nurettin Durman, 1983'te şair Cahit Zarifoğlu'nun Beylerbeyi'ne taşındığı bilgisini vererek, şunları söyledi:
"Cahit Bey 'Mavera' dergisini çıkarıyor o zamanlar. 'Mavera' da rağbet gören, okunan bir dergimiz. Çıkınca sevinç içinde olmuşuz, güzel bir dergimiz çıkıyor diye. Cahit Bey'in İstanbul Radyosu'na atandığını Ahmet Özalp söylemişti. Ahmet Özalp 'Cahit Bey buraya gelecek, ona kiralık bir ev bulalım.' dedi. Cahit Bey Ahmet Özalp ile beraber dükkâna geldi. Onun öncesinde ben ona biraz kızgınım, öfkeliyim ama Cahit Bey dükkâna gelince kızgınlık falan kalmadı. Nedense bir sempati, bir muhabbet oldu."
Mütevazı ve hoşsohbet olarak tanımladığı Zarifoğlu'nun zor günler de geçirdiğini anlatan Durman, "Birçok yazarla kıyasladığımda, onun hal ve hareketleri daha başkaydı. Ben berberlik yapıyorum, diğer arkadaşlar başka işler yapıyor. Biz aramızda otururuz, o kadar kitap yazan bir adam üstünlük taslamadı hiç. İftar ederiz beraber. 'Ben şairim, yazarım, şu kadar kitap yazmışım.' havası yoktu. Dışarıda görseniz normal bir insan zannedersiniz ama içindeki volkanları, yazdığı şiirleri bilemiyorsunuz tabii." değerlendirmesinde bulundu.
Durman, Zarifoğlu'nun çocuklar için çok hoş düşünceleri olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:
"Sanki acele edilmesi gereken birtakım düşünceleri vardı. Buralarda oturduğumuzda, 'Artık çocuklara yönelik kitapların yazılması lazım, hatta Rasim (Özdenören) ağabeyin yazması lazım.' derdi. Bir defasında bu konuları açtığında Hasan Aycın da vardı. 'Serçekuş'un, 'Katıraslan'ın yayınlandığı dönemdi. O çocuk kitaplarını yazdığı dönemde, acelesi olan bir insan gibi, gayretle onların yazılmasını arzu ediyordu."
Zarifoğlu'nun vefatında kalabalık ve duygulu bir cenaze merasimi gerçekleştiğini söyleyen Durman, Mustafa Ruhi Şirin'in öncülüğünde her yıl 7 Haziran'da mezarı başında anılan şairin, ruhaniyetiyle hala insanları birleştirmeye devam ettiği yorumunu yaptı.
Beylerbeyi anıları kitap oldu
Hayatına dair ilk günlükleri 1964'te tutmaya başlayan ve Beylerbeyi'nin yanı sıra dostlukları, o günlerin güncel olaylarını ve dünya yakın tarihini de not eden Durman, "Beylerbeyi Günlükleri" kitabında yoğunluğu 1982'den sonrası olmak üzere, 2000'e kadar olan sayfalara yer verdiğini söyledi.
Durman, dünyadaki olaylara duyarsız kalamadığına vurgu yaparak, "Şairlik, yazarlık bulaşmış. Grozni gibi size dokunan bir takım meseleler var. Bunlar da insanı yaralıyor. Not alıyorum ama bunlar ileride ne olur diye düşünmüyorum. Düşünebilseydim daha sık yazardım. Arada çok boşluk var, 14 yıl hiçbir şey yazmamışım. Yazdıysam kaybetmişimdir, kim bilir nerededir onlar. Keşke sık sık yazabilseydim ve saklasaydım." dedi.
Nurettin Durman; Bingöl'de 1945'te dünyaya geldi. Durman'ın şiirleriyle eleştiri yazıları, "Aylık Dergi", "Kelime", "Düşçınarı", "Yelpaze", "Kadın Gazetesi", "Eflatun", "Müslüman Genç", "Haksöz", "Harman", "Mavera", "Yedi İklim", "Dergâh", "Ay Vakti", "Bir Nokta" ve "Türk Edebiyatı" gibi birçok dergi ve gazetede yayımlandı.
Durman, "Kardelen" ve "Düşçınarı" dergilerinin kurucuları arasında yer alırken, bugüne kadar "Şehrin Üzerindeki Bulutlar", "Haziran", "Savrulan", "Uzun Beyaz Bir Çığlık", "Hoşça Kal Hüzünbaz Çocuk", "Güllerin Ardından" ve "Uzun Günlerin Kısa Tarihi" gibi deneme ve şiir türündeki kitaplarını okuyucusuyla buluşturdu.
Beyan Yayınları arasında çıkan "Beylerbeyi Günlükleri" kitabında günlüklerinin bir kısmını yayımlayan Nurettin Durman, geçen ay, "Esmaül Hüsna-99 Yazar 99 İsim" adlı kitabı hazırladı.
Çıra Yayınları'ndan çıkan eserde, Atasoy Müftüoğlu, Ahmet Efe, Sadık Yalsızuçanlar, Mürsel Sönmez, Recep Garip, Nurullah Genç, Ali Haydar Haksal gibi şair ve yazarların Kuran, sünnet ve İslam tarihinin kadim eserlerinden hareketle Allah'ın güzel isimlerini yorumluyor.
(AA- Musa Alcan)